Haftalık Bülten

21 Aralık - 25 Aralık 2015 Haftasına Genel Bakış

Herkesin merakla beklediği Federal Açık Piyasa Komitesi toplantısının sonucunun piyasalarda ilginç hareketler meydana getirdiği bir haftayı geride bıraktık. 2015 yılının son toplantısında göze çarpan ilk nokta Fed yetkililerin faiz artırımı kararını oybirliği ile almasıdır. Toplantı sonrasında konuşan Başkan Yellen'in ülke ekonomisine olan güveni vurgularken faiz oranlarını olması gereken seviyelere çekmek konusunda aceleci davranmayacaklarını da ifade etmiştir. "Kademeli" bir artış sözü sıklıkla kullanılsa da bu terim sonraki artırımların zamanlamasını net bir şekilde anlatmamaktadır. Yellen, faizlerin aynı aralıklarla ve aynı oranda yükseltilmeyeceğini dile getirmiştir - yani önceden belirlenen bir çizelge olmayacaktır ve kararlar ekonomik verilerden elde edilen tabloya göre verilecektir.   Piyasaların faiz oranları tahminlerine (dot point olarak da adlandırılmaktadır) de tepki verdiği görülmektedir fakat gelecek yılda 100 baz puan artış öngören bu çizelgeye gereğinden fazla anlam yüklenmemelidir - eğer geçmişteki tablolardaki beklentiler gerçekleşseydi şu anda oranlar en az %1 yukarısında olmalıydı. Önümüzdeki günler piyasaların bu karar hakkında gerçek algısını su yüzüne çıkaracaktır. Bardağın yarısı dolu diyenler faiz artırımının ekonominin rayında olduğunun kanıtı diyebilir. Bardağın yarısı boş diyenler ise borçlanma oranlarının artmasının hisse senetleri ve emtia piyasaları açısından olumsuz bir tablo çizebilir.

14 Aralık - 18 Aralık 2015 Haftasına Genel Bakış

Amerika Merkez Bankası'nın 2015 yılının son toplantısını yapmasına kısa bir süre kalması öncesinde piyasaların ilginç olaylara tanıklık ettiği bir haftayı geride bıraktık. Petrol İhraç Eden Ülkeler Organizasyonu’nun (OPEC) üretime tam gaz devam etme kararının ardından başlayan düşüşün daha derinlere ilerlemesi bu sektöre ait hisseleri çökertmekle kalmamış diğer sektörleri de etkisine alan bir reaksiyon meydana getirmiştir. Gelişmekte olan piyasalarda ise Amerika Birleşik Devletleri'nden gelmesi beklenen faiz artırımı kararının baskısı bir hayli hissedilir hale gelmiştir. Riskten uzaklaşma arzusu dünya genelindeki hisse senedi piyasalarının haftayı belirgin oranda kan kaybı ile noktalamasında en önemli faktör olarak karşımıza çıkmaktadır.   Döviz piyasasında dikkati çeken ilk nokta Asya para birimlerinin (tabi ki Japon yeni haricinde) Amerikan doları karşısında değer kaybetmeye devam etmesi, Japon yeni ve İsviçre frangı gibi para birimlerinin ise alıcı çekmesidir. Euro ve İngiliz sterlini Amerikan doları karşısında güç kazanırken Japon yeni ve İsviçre frangına yenik düşmüşlerdir. Emtia para birimleri ise bu piyasalardaki gerilemeye paralel olarak zayıflık sergilemiştir. Petrol fiyatlarının tepetaklak olmasının Kanada doları üzerinde meydana getirdiği tesir bariz bir şekilde ortadadır.

7 Aralık - 11 Aralık 2015 Haftasına Genel Bakış

  Avrupa Merkez Bankası'nın piyasaların beklentilerine karşılık verememesinin etkileri ile çalkantılı bir haftayı geride bıraktık. Başkan Draghi'nin Ekim ayında yaptığı konuşmasa Euro Bölgesi'nin zayıf büyüme hızını ve çok düşük enflasyon oranını artırmak amacıyla ellerindeki tüm araçları (Aralık ayında kullanmak üzere) değerlendirecekleri açıklamasının ardından tüm piyasalar çok kapsamlı yenilikler bekler hale gelmişti. Fakat görüldüğü üzere Avrupa Merkez Bankası yapabileceğinin en azını yapmıştır. Programın altı ay daha uzatılması zaten çok büyük bir etki yaratacak nitelikte değildi zira alımların gerektiği sürece devam ettirileceğini Draghi daha en başından söylemişti. Depozito oranının 10 baz puan daha eksiye kaydırılması da yatırımcıların beklentileriyle örtüşmekteydi.   Burada dikkat çeken ilk nokta varlık alımlarının miktarında herhangi bir değişiklik yapılmamasıdır (beklentiler aylık alımları 60 milyar Euro seviyesinden 75 milyar Euro seviyesine yükseltileceği yönündeydi). İkinci ise kararların oybirliği ile alınmamış olmasıdır ki bu durum Başkan Draghi'nin içeriden direnç ile karşılaştığını ifade etmektedir. Draghi'nin istediklerini rahatlıkla alamıyor olması, ileride söyleyeceği sözlerin piyasaları yönlendirmek adına etkisi azalacaktır. Tabi bir de daha önceki toplantıda verilen umutların son toplantıda boş çıkmasının merkez bankasının güvenilirliğine verdiği zarar vardır.

30 Kasım - 4 Aralık 2015 Haftasına Genel Bakış

Yatırımcıların Aralık ayının ilk haftasında açıklanacak önemli ekonomik verileri beklemeye geçmesi ve ABD piyasalarının Şükran Günü dolayısıyla tatil olmasının hafta sonuna doğru işlem hacmini azaltması piyasalarda değişik tabloların karşımıza çıkmasına yol açmıştır. ABD hisse senedi piyasaları daha dar bir alanda hareket ederken, Avrupa piyasalarının biraz daha hareketli olduğu görülmektedir. Avrupa Merkez Bankası'nın bu hafta gerçekleştireceği toplantıda bölge ekonomilerine yeni destek kapsamında gevşemeyi artıracağı beklentileri Avrupa borsalarının performansına katkıda bulunmuştur.   Aynı beklentiler döviz piyasasında da fiyatlara yansıtılmıştır. Ortak para birimi Euro Amerikan doları, Japon yeni ve Kanada doları karşısında değer kaybederken, İngiliz sterlini, Avustralya doları ve İsviçre frangı karşısında güçlenmiştir. Amerika Birleşik Devletleri'nden gelen ekonomik verilerin Fed'in faizleri yükseltmek için ilk adımı Aralık ayında atmasına mani olacak bir yapıda olmadığı görülmüştür. Büyüme rakamının yukarı yönde revizyona uğraması, dayanıklı tüketim malları siparişlerinin beklentilerin üstünde olması ve ilk işsizlik başvuruları rakamlarının istihdam piyasasının gücünü koruduğunu işaret etmesi Amerikan dolarına olan talebi etkilemiştir. Bu hafta yayınlanacak raporlar piyasaların aradığı ipuçlarını (spekülasyonlar için gerekli bahaneleri) temin edecektir.  

23 Kasım - 27 Kasım 2015 Haftasına Genel Bakış

Geride bıraktığımız hafta piyasaların genel olarak süregelen akım içerisinde hareket ettiği bir süreci beraberinde getirmiştir. Hisse senetleri piyasaları Fransa'da gerçekleşen trajik terör saldırılarının etkisinde haftaya düşük açılış yapsalar da yatırımcıların ihtiyatın dozajını hızlı bir şekilde azaltmaları göreceli olarak güçlü bir haftanın doğmasına yol açmıştır. Tabi hafta sonunun araya girmesiyle haberlerin sindirilme fırsatının bulunması da önemlidir. Eğer aynı olay piyasaların tamamen açık oldu bir günde yaşansaydı etkisi biraz daha güçlü olabilirdi. Ne olursa olsun, borsaların yaklaşan faiz Fed faiz artırımına rağmen bu tip bir karmaşayı satış dalgasına çevirmemesi (tam tersine bazı borsalarda belirgin ilerlemelerin gözlenmesi) dikkate değerdir.   Federal Açık Piyasa Komitesi'nin son toplantısına ait kayıtlar çok beklenmedik sürpriz ifadelere yer vermese de birkaç vurgu dikkat çekmektedir (hafta içerisinde bölgesel Fed başkanlarının yaptıkları açıklamaları da buraya dahil edeceğim). Bunlardan birincisi, ekonomide belirgin bir bozulma eğilimine rastlanmaması halinde Aralık ayı artırımı gündemden düşmeyecektir. Fed, faiz oranlarının artırılması konusundaki belirsizliğin piyasalarda aşırı hareketliliğe neden olduğunun bilincindedir ve ilk artırımın 2016 yılının içerisinde bir tarihe ötelenmesi işleri biraz daha kompleks hale getirebilir. Faizlerin yukarı yöndeki hareketinin hızlı olması beklenmemelidir. Görünüşe göre piyasalar da faizlerin çok ağır bir şekilde ve küçük kademeler halinde artırılacağına odaklanmak arzusundadır.

16 Kasım - 20 Kasım 2015 Haftasına Genel Bakış

Amerikan dolarının bir önceki hafta elde ettiği kazançları bir miktar törpülediği bir haftayı geride bıraktık. Güçlü tarım dışı istihdam verileri ertesinde ortaya çıkan hareketler neticesinde önemli destek/direnç seviyelerine erişen paritelerin verdiği tepki pek de şaşırtıcı değildir. Geçen haftanın analizini yaparken kısa vadeli bir mola ihtimalinin altını çizmiştik. Geride kalan hafta karşımıza çıkan fiyat hareketinde Federal Açık Piyasa Komitesi'nin son toplantısına ait kayıtların yayınlanmasından önce pozisyon hafifletilme isteğinin (kısmi kazanç realizasyonu) de yattığı görülmektedir.   Amerika Birleşik Devletleri'nden açıklanan perakende satışlar verilerinin vasat yapısı 4üncü çeyreğe yönelik beklentileri etkilemiştir. Bazı çevreler büyümenin son çeyrekte hız keseceğini ifade etseler de, bu kanıya varmak için bir hayli erkendir. Diğer taraftan, firmaların açıkladığı dönemlik kazançların tatminkar düzeylerde olmamaları işleri biraz daha karmaşık hale getirmektedir. Amerikan dolarının piyasa genelinde hız bir değer artışına maruz kalmasının gelecekteki olası sonuçlarının da denkleme dahil olması borsaların haftanın son iki gününde belirgin oranda kan kaybetmesine yol açmıştır. Fed'in böyle bir durumda (Aralık ayında) beklemede kalabileceği spekülasyonları ortaya atılsa da, yetkililerin uzun bir süredir (özellikle de yakın geçmişte) piyasayı hazırlamaya çalıştıkları normalleşme sürecini ertelemekten ziyade artırımların daha seyrek yapılacağını vurgulamaları biraz daha mantıklı gelmektedir.

9 Kasım - 13 Kasım 2015 Haftasına Genel Bakış

Amerika Birleşik Devletleri ekonomisinden gelen haberler geçen hafta da manşetleri kaplamaya devam etmiştir. Fed yetkililerinin sıfır faiz politikasının Aralık ayında değiştirilebileceğine yönelik açıklamaları ertesinde tarım dışı istihdam verilerinin beklentilerin çok ötesinde açıklanması tüm piyasalarda büyük yankı uyandırmıştır. Görünüşe göre Fed, faizleri artırmak için gerekli bahanelere kavuşmaktadır. Bundan birkaç hafta önce %30 ihtimal olarak değerlendirilen Aralık artırımı, ekonominin 271000 yeni istihdam kazandığını ve işsizlik oranının %5.1 seviyesinden %5 seviyesine gerilediğini gösteren rapor sonrasında %70 gibi bir düzeye çıkmıştır.   ABD Çalışma Bakanlığı'nın son raporunda ortalama saatlik kazançların %0.4 oranında tırmandığının ve daha önceki iki aya ait rakamların yukarı yönde revizyona uğradığının ifade edilmesi de raporu güçlü kılan faktörlerdir. Bu durum, Amerikan dolarının önümüzdeki haftalarda da sıkı yapısını korumasına ve değer kayıplarının sınırlı düzeylerde kalmasına neden olabilir. Forex piyasası geneline bakıldığında dikkat çeken ilk konu USD/JPY, USD/CHF ve EUR/USD paritelerinin bazı kritik seviyeleri ihlal ettiğidir ki bu da kısa vadeli molaları -kırılan seviyelerin ziyaret edilmesini- beraberinde getirebilir.

2 Kasım - 6 Kasım 2015 Haftasına Genel Bakış

  Geride kalan haftanın en etkileyici olayı Fed'in piyasalara yaptığı ilginç sürpriz olmuştur. Federal Açık Piyasa Komitesi'nin bu toplantısında herhangi bir politika değişikliğine gitmeyeceği zaten bilinmekteydi fakat bildiride kullandığı lisanı bir hayli değiştireceği beklenmemekteydi. Herkesin dikkatini çeken ilk nokta, Çin'in adının telaffuz edilmemesidir. Fed bir önceki oturumunda Çin'de gözlenen yavaşlamaya yönelik endişelerden bahsetmek suretiyle tüm dünyayı buraya odaklanmaya sevk etmiş ve gelişmekte ekonomilerde baş gösteren huzursuzlukların ABD'ye de yansıyabileceği korkularını artırmıştı. Ekim ayı toplantısında bu yansımaya yönelik tek bir kelime bile sarf edilmemesi hem aleve körükle gidilmek istenmediğini hem de endişelerin zayıfladığını ifade etmektedir.   Fed'in lisan değişikliğinde göze çarpan ikinci nokta ise Aralık ayı toplantısından doğrudan bahsedilmesidir. Yetkililerin 2015 yılının son toplantısında bir artırım için açık kapı bırakmaları piyasaların bir şekilde dengede kalmasına yardımcı olma çabası gibi görünmektedir. Neticede son dönemde bazı bölgesel Fed başkanları yaptıkları açıklamalar para politikalarının yeni yılda yükseltileceği beklentilerini körüklemişti. Toplantı öncesinde yaklaşık %33 ihtimal verilen Aralık ayı artırımı şimdi neredeyse %50 olarak değerlendirilmektedir. 15-16 Aralık toplantısına dek iki istihdam raporu daha bulunmakta. Diğer bir deyişle, yayınlanacak kritik verilere ilgi doruğa ulaşacaktır. Herhalde Aralık ortasında gerçekleştirilecek toplantıya kadar son zamanların en büyük belirsizlik sürecine şahitlik edeceğiz.  

26 Ekim - 30 Ekim 2015 Haftasına Genel Bakış

Haftaya Çin'den gelen zayıf büyüme rakamlarının yarattığı hayal kırıklığı ile başlasak da Avrupa Merkez Bankası'nın Perşembe günü yaptığı açıklamalar daha önceki günlerde konulan konuları geri plana atmıştır. Piyasalar, merkez bankası başkanı Mario Draghi'nin sadece niceliksel gevşeme programının bitirileceği tarihin ötelendiğini ilan edeceği beklentisini taşırken o çok daha öteye giderek ellerindeki tüm gereçleri kullanabileceklerinden (ve hatta gösterge faiz oranlarının daha da düşürülmesinin bile tartışıldığını) bahsetti.   Avrupa Merkez Bankası'nın niceliksel gevşeme programı hiç şüphesiz ki Euro'nun değer kaybına uğramasına yardımcı olan bir faktördür ve zaman içerisinde de etkisini hissettirmeye devam edecektir. Faiz oranlarını bir şekilde artırmaya başlayacak Fed'in hamleleri de Euro'nun uğrayacağı erozyonda büyük pay sahibi olacaktır. Kısacası her iki merkez bankasının Aralık ayında alacağı kararlar forex piyasasında ciddi hareketler yaşanmasına yol açabilecek potansiyele sahiptir.

19 Ekim - 23 Ekim 2015 Haftasına Genel Bakış

Amerika Birleşik Devletleri'nden açıklanan verilerin umulandan zayıf yapısı dolayısıyla hafta içerisinde değer kaybı yaşayan dolar haftanın sonuna doğru biraz toparlanabilmiştir. Perakende satışlar, üretici fiyatları endeksi ve imalat sektörü verilerinin piyasa tahminlerinin bir hayli gerisinde kalması Fed'in para politikalarını normale çevirmek konusunda biraz daha ağır kanlı davranabileceği spekülasyonlarını güçlendirmektedir. Daha önce ön plana çıkan Aralık ayı beklentileri zayıflarken Mart ayı daha sık telaffuz edilir hale gelmiştir.   Piyasalar her ne kadar bir süredir Fed ile yatıp kalksa da Euro Bölgesi'nde yaşanan önemli gelişmeler de paritelerin hareketinde belirleyici rol oynayabilmektedir. Avrupa Merkez Bankası'nın cansız blok ekonomisini canlandırabilmek maksadıyla gevşemenin dozajını bu haftaki toplantısında artıracağı beklentisi Euro'nun piyasa genelindeki kan kaybında büyük rol oynamıştır. Avrupa Merkez Bankası Başkanı Draghi'nin Perşembe günü söyleyecekleri piyasalar tarafından dikkatle irdelenecektir. Tabi spot ışıkları Draghi'ye çevrilmeden önce sahnenin Fed Başkanı Yellen ve İngiltere Merkez Bankası Başkanı Carney tarafından (Salı günü) işgal edileceği unutulmamalıdır. Bu hafta, EUR/GBP ve GBP/USD için önem arz edecektir.

12 Ekim - 16 Ekim 2015 Haftasına Genel Bakış

Geride kalan haftanın piyasalar açısından en önemli olayı hiç şüphesiz ki Federal Açık Piyasa Komitesi'nin son toplantısına ait tutanaklar olmuştur. Tutanaklarda dikkat çeken ilk konu Fed yetkililerinin ekonomi hakkında iyimser bir görüşe sahip olmalarıdır. Komite üyeleri ülke ekonomisinin rayında ilerlediğine dair bir kanıya sahip olmalarına karşın faizleri artırmaya başlamadan önce kendilerini daha emin hissedebilmek için daha fazla kanıta ihtiyaç duyduklarını da belirtmişlerdir.   Bu ihtiyacı hissetmelerinin temelinde gelişmekte olan piyasalarda yaşananların yerel ekonomide bir bozulma yaratmadığından emin olma arzusu yatmaktadır. Denizaşırı ekonomilerdeki zayıflama ve Amerikan dolarının aşırı değer kazanması ülkenin net ihracatını azaltacağı gibi enflasyon üzerinde baskı teşkil edecektir. Fed daha önce de enflasyon hedefine ulaşmadan bile faizlerin yükseltilebileceği belirtmiş fakat bunun için enflasyonun orta vadede yükselme eğilimde olduğuna inanmaları gerektiğinin altını çizmişti.

5 Ekim - 9 Ekim 2015 Haftasına Genel Bakış

Yatırımcıların merakla beklediği ABD tarım dışı istihdam verilerinin yarattığı hayal kırıklığı piyasaların hareketli bir Cuma geçirmesine yol açmıştır. 200000 çıtası yukarısında geleceği tahmin edilen rakamın 142000 olarak açıklanmasının yanı sıra daha önceki iki aya yapılan aşağı yöndeki revizyonlar ve ortalama saatlik kazançların artış kaydetmemesi gibi konular da dikkat çekmektedir. İşsizlik oranın sabit kalmasının gerisinde ise işgücü katılım oranındaki gerileme bulunmaktadır. Kısacası rakamlar, denizaşırı ülkelere yönelik endişeler ile tetiklenen karmaşanın firmaları riskten kaçınmak maksadıyla kabuklarına çektiğini anlatmaktadır.   İstihdam verilerinin bu denli zayıf olması Amerika Merkez Bankası'nın faiz oranlarını bu ayki toplantısında artıracağına yönelik bahisleri neredeyse sıfıra indirmiştir. Piyasalar halen Aralık ayına yönelik beklenti içerisinde olsalar da 2016 yılına yönelik tahminler de dikkat çekmektedir. Fed'in para politikalarını sıkılaştırmak konusunda aceleci davranmayacağı düşüncesi doğal olarak Amerikan doları aleyhine bir rüzgar esmesine yol açmaktadır. Bu durum, forex piyasasında bir süredir keskin düşüşler yaşayan bazı para birimlerinin biraz mola vermesine katkıda bulunacaktır. Fakat bu noktada unutulmaması gereken önemli bir konu vardır ki o da ABD ekonomisinin halen göreceli olarak, diğer ekonomilere nazaran, daha iyi bir performans sergilediği ve doların güçlü bir uzun vade akım içerisinde bulunduğudur.

28 Eylül - 2 Ekim 2015 Haftasına Genel Bakış

Fed'in Eylül ayı toplantısı ertesinde gündeme gelen soru işaretlerinin yarattığı tedirginliğin hakim olduğu bir haftayı noktaladık. Amerika Birleşik Devletleri'nden gelen veriler ülke ekonomisinin rayında ilerlemeye devam ettiğini işaret etse de Fed'in kendisini gerçekten güvende hissedeceği bir yapıdan uzaktır. Yine de, piyasaların ve iş çevrelerinin Ağustos ortalarından bu yana küresel endişeler dolayısıyla biraz daha temkinli davranmayı tercih ettikleri düşünülürse, dolara yönelme (piyasaların türbülansa girdiği dönemlerde likitte veya hazine tahvillerinde kalma isteği) isteği şaşırtıcı gelmeyecektir.   Amerika Merkez Bankası Başkanı Janet Yellen'in son açıklamaları beklenildiği üzere faiz artırımına yönelik is perdesini kaldırmakta etkili olmamıştır. Görünüşe göre Fed para politikalarını normale döndürmekte kararlıdır fakat dış piyasalar ve gelişmekte olan ekonomiler gibi tabirleri de oyuna sokarak kendisini faizler konusunda köşeye sıkışmaktan kurtarma çabasındadır. Belirsizliğin arttığı bu ortamda kritik ekonomik raporlara gösterilen ilgi de artacaktır.

21 Eylül - 25 Eylül 2015 Haftasına Genel Bakış

  Merakla beklenen Federal Açık Piyasa Komitesi toplantısının cevaptan fazla soru işareti yarattığı bir haftayı geride bıraktık. Dış faktörlerin ABD ekonomisi üzerinde nasıl bir etki yaratacağını izlemeye geçen Fed, finansal piyasalardaki dalgalanmalardan ve düşük seyreden enflasyon gibi faktörlerin de faiz artırımına gitmemelerinde rol oynadığını ifade etmektedir. Hisse senetleri ve döviz piyasalarındaki hareketliliğe bakıldığında, Komite'nin tatmin edici bir açıklamada bulunamadığı rahatlıkla görülebilir. Fed'in bu kadar çok sebebi bir demet halinde sunması ve ardından faizlerin bu yıl içinde artırılmasına açık kapı bırakması ilginçtir.   Görünüşe göre piyasaların bu açıklamadan ne çıkaracağına kadar vermesi dönemi önümüzdeki günleri biraz daha hareketlendirecektir. Ne olursa olsun ortada bir gerçek var ki o da piyasanın Aralık ayı toplantısına kadar bu konuyu fiyatlara yansıtmayı sınırlı düzeyde tutacağıdır. Uzun bir aradan sonra Yunanistan'ın yeniden manşetlerde yer almaya başladığı görülmektedir. Yunan halkı yola bir kez daha Syriza koalisyonu ile devam etmeyi istemiştir ve bu sonuç forex piyasası üzerinde belirgin bir hareketlilik meydana getirmemiştir. EUR/USD paritesinde geçen hafta dikkat çeken nokta 1.15 seviyesine yaklaşılması ile birlikte gelen satış baskısıdır

14 Eylül - 18 Eylül 2015 Haftasına Genel Bakış

Çin'in ticaret fazlasının arttığını gösteren bir rapor ile geçen haftaya olumlu bir başlangıç yapılmış olsa da yaklaşan Fed toplantısının yarattığı tedirginlik biraz da belirgin hale gelmiştir. Ciddi bir veri akışının yaşanmadığı son yedi gün içerisinde küresel hisse senetleri piyasalarının toparlanma çabası ilgi çekicidir. Büyük borsaların tamamı haftayı artıda noktalamıştır fakat halen Çin'den kaynaklanan türbülans öncesi seviyelerin gerisinde bulunmaktayız.   Döviz piyasası cephesinde ise Euro'nun yeniden sahneye döndüğü görülmektedir. Ortak para birimi gerek Amerikan doları gerekse İngiliz sterlini ve Japon yeni karşısında güç kazanmıştır.